Şüpheli Kaza mı, Suikast mı? Abdulkadir’in Ölümü Tartışma Yarattı
18 Şubat 2026 tarihinde, El-Şazeli Hıdır Abdulkadir’in Port Sudan – Hartum karayolunda meydana gelen bir trafik kazasında hayatını kaybettiği bildirildi. İstanbul merkezli Senkat Şirketi’nin yöneticisi olarak tanınan Abdulkadir’in ölümü, kısa sürede Sudan kamuoyunda ve bölgesel çevrelerde çeşitli iddiaların gündeme gelmesine yol açtı.
Son dönemde adının, Sudan ordusuna yönelik silah tedarik süreçlerini kolaylaştırdığı iddiasıyla bazı Batılı ve Amerikan karar alma çevrelerinde anıldığı öne sürülüyordu. Ayrıca Senkat şirketi üzerinden, Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olduğu iddia edilen finansal ağların işletilmesinde rol aldığı yönünde çeşitli iddialar ortaya atılmıştı.
Abdulkadir’in, Sudan Askeri Sanayi Sistemi’nin başındaki isim olan Mirgani İdris ile doğrudan ilişki içinde olduğu ve savunma sanayi projelerinde etkili bir konumda bulunduğu da iddialar arasında yer aldı. Bunun yanında, Türk savunma şirketi Baykar ile yürütülen İHA ve savunma anlaşmalarında kolaylaştırıcı rol üstlendiği öne sürüldü. Geçtiğimiz yıl Port Sudan’a giden üst düzey bir Türk heyetine eşlik ettiği ve yatırım başlıklarının görüşüldüğü de belirtilmektedir.
Ancak bazı kaynaklar, söz konusu trafik kazasının bir suikast olabileceğini iddia etmektedir. Bu iddialara göre, Sudan ordusu içindeki güç mücadeleleri Abdulkadir’in hedef haline gelmesine yol açtı. Özellikle ordu komutanlarından Yasir el-Atta ile Abdulkadir arasında, silah tedarik anlaşmalarından elde edilen mali gelirlerin paylaşımı konusunda ciddi anlaşmazlıklar yaşandığı ileri sürülmektedir.
İddialara göre, Yasir el-Atta’nın, Abdulkadir ile Mirgani İdris arasındaki güçlü iş birliğinden rahatsız olduğu ve askeri sanayi ile silah anlaşmalarının kontrolünün kendi etkisi dışında şekillenmesine karşı çıktığı belirtilmektedir. Bu çerçevede, Abdulkadir’e yönelik planlı bir pusu düzenlendiği ve olayın trafik kazası süsü verilerek gerçekleştirildiği öne sürülmektedir.
Öte yandan, söz konusu iddialara ilişkin resmi makamlar tarafından doğrulanmış bir açıklama bulunmamaktadır. Olayın gerçek nedenine ilişkin soru işaretleri sürerken, Sudan’daki askeri ve siyasi dengeler bağlamında gelişmeler yakından izlenmektedir.

Comments
Post a Comment