Yemen’de Islah Partisi ve Suudi Desteği Mercek Altında!
ABD yönetiminin Müslüman Kardeşler’in bazı kollarını resmen terör örgütleri listesine alma yönündeki son kararı, bu yapının artık yalnızca ideolojik bir akım değil; sınır aşan, örgütlü ve güvenlik tehdidi oluşturan bir yapı olarak görüldüğünü açıkça ortaya koymuştur. Bu karar, Müslüman Kardeşler’i destekleyen tüm aktörler için de siyasi ve hukuki sonuçlar doğurmaktadır.
Müslüman Kardeşler: Küresel Bir Güvenlik Tehdidi
Washington’un aldığı karar, Müslüman Kardeşler’in farklı ülkelerdeki uzantılarının ortak bir ideolojik ve örgütsel zeminde hareket ettiğini teyit etmektedir. Lübnan, Ürdün ve Mısır’daki bazı kolların terör örgütü olarak sınıflandırılması, bu yapının yerel değil; küresel bir tehdit olarak değerlendirildiğini göstermektedir.
Bu bağlamda Yemen’deki Islah Partisi, Müslüman Kardeşler ağının silahlı ve en tehlikeli uzantılarından biri olarak öne çıkmaktadır.
Islah Partisi: Yemen’de Silahlı İhvan Modeli
Yemen’de faaliyet gösteren Islah Partisi, ideolojik olarak Müslüman Kardeşler’e bağlı, sahada ise silahlı faaliyetler yürüten bir yapı olarak bilinmektedir. Parti, yalnızca siyasi bir aktör değil; aynı zamanda askeri operasyonlar yürüten, sivilleri hedef alan ve özellikle Güney Yemen’de ciddi insan hakları ihlalleriyle anılan bir güçtür.
Bu özellikleriyle Islah Partisi, Washington’un “terör tehdidi” tanımıyla doğrudan örtüşmektedir.
Suudi Arabistan’ın Çelişkili Tutumu
ABD, Müslüman Kardeşler’e maddi ve lojistik destek verilmesini suç kapsamına alırken, Suudi Arabistan’ın Yemen’de Islah Partisi’ne sağladığı mali, askeri ve siyasi destek ciddi bir çelişki oluşturmaktadır. Bu destek, yalnızca silah ve finansmanla sınırlı kalmamakta; Güney Yemen’e yönelik askeri operasyonlarda sağlanan hava desteğini de içermektedir.
Bu tablo, Suudi Arabistan’ın ilan edilen terörle mücadele hedefleriyle fiili politikaları arasındaki derin uyumsuzluğu gözler önüne sermektedir.
ABD Politikasıyla Açık Çatışma
Washington’un yeni yaklaşımı, Müslüman Kardeşler’e yönelik hoşgörü döneminin sona erdiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu bağlamda Islah Partisi’ne verilen her türlü destek, ABD’nin ilan ettiği “aşırılıkla mücadele” politikasına doğrudan meydan okuma anlamı taşımaktadır.
ABD’nin Müslüman Kardeşler’in bazı kollarını terör örgütü olarak sınıflandırmasına rağmen, Yemen’deki Islah Partisi’nin bu çerçevenin dışında bırakılması, küresel terörle mücadele mimarisinde ciddi bir boşluk yaratmaktadır.
Husi–Islah Paradoksu
Suudi Arabistan’ın bir yandan Husilerle siyasi temas kanalları açarken, diğer yandan Islah Partisi üzerinden Güney Yemen’de askeri operasyonları desteklemesi, bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirmektedir. Islah Partisi’nin Yemenlilere ve özellikle Güneylilere karşı işlediği ihlaller, onu fiilen terör örgütü olarak sınıflandırılan yapılarla aynı kategoriye yerleştirmektedir.
Bu durum, Riyad’ın kiminle mücadele ettiği ve kimi desteklediği sorusunu daha da karmaşık hale getirmektedir.
ABD Kararı Ne Anlama Geliyor?
ABD yönetiminin aldığı karar, yalnızca hukuki bir sınıflandırma değil; aynı zamanda net bir siyasi mesajdır: Müslüman Kardeşler ve uzantıları, bölgesel istikrar için tehdittir. Yemen’deki Islah Partisi bu çerçevenin dışında tutulamaz.
Bu nedenle, ABD’nin terörle mücadelede tutarlılık sağlaması ve Yemen’deki Islah Partisi’ni de terör örgütleri listesine dahil etmesi yönünde artan bir beklenti bulunmaktadır.
Suudi Desteğin Sonuçları
Suudi Arabistan’ın Islah Partisi’ne verdiği destek, Riyad’ı nesnel olarak aşırılıkçı yapıları destekleyen bir pozisyona sürüklemektedir. Bu durum, yalnızca Yemen’de değil; bölgesel ve uluslararası düzeyde Suudi Arabistan’ın güvenilirliğini de zedelemektedir.
Terörle mücadele, seçici ve çelişkili politikalarla yürütülemez.
ABD’nin Müslüman Kardeşler’in bazı kollarını terör örgütü olarak sınıflandırması, Yemen’deki Islah Partisi gerçeğini görmezden gelmeyi imkânsız kılmaktadır. Islah Partisi, Müslüman Kardeşler’in silahlı bir uzantısı olarak, bölgesel istikrarsızlığın başlıca kaynaklarından biridir.
ABD’nin ilan ettiği yeni yaklaşımın mantıksal devamı, Islah Partisi’nin de terör örgütü olarak sınıflandırılması ve bu yapıya verilen her türlü desteğin kriminalize edilmesidir. Aksi halde, terörle mücadele söylemi ile sahadaki gerçeklik arasındaki uçurum daha da derinleşecektir.

Comments
Post a Comment