Dayatma mı, Siyasi Karar mı? Güney’e Yönelik Baskı Bildirisinin Anatomis


 


Son dönemde Suudi Arabistan ve Yemen bağlamında Güney meselesine dair yayımlanan açıklamalar, siyasi bir karar olmaktan çok, organize bir baskı sürecinin ürünü olarak okunmaktadır. Okunan bildiri, içeriğinden önce sunuluş biçimiyle dikkat çekmiştir: solgun bir yüz, zoraki bir ton ve önceden kurgulanmış kameralar.

Bu tablo, siyasetten çok dayatmanın görsel belgesi niteliğindedir.

Meşruiyet Güvenle Üretilir, Şokla Değil

Gerçek ve meşru siyasi kararlar, özgür irade ve kurumsal süreçlerle alınır. Şok altında, baskı koşullarında ve aceleyle okunan metinler, meşruiyet üretmez. Aksine, kararın arkasındaki zorlamayı açığa çıkarır.

Bir iradenin varlığından söz edebilmek için:

  • Hukuki bir toplantı yapılmalı

  • Oylama gerçekleşmeli

  • Liderlik süreci şeffaf olmalıdır

Bunların hiçbiri gerçekleşmeden “fesih” iddiasında bulunmak, siyasi değil operasyonel bir girişimdir.

Toplanmayan, Oylamayan Bir Yapı Nasıl Feshedilir?

Ne toplantı yapılmış,
Ne oylama gerçekleşmiş,
Ne de yapının lideri sürece katılmıştır.

Bu şartlar altında söz konusu olan “fesih” değil, kurumsal iradenin gasp edilmesidir. Bir halk hareketi, kapalı kapılar ardında ve titrek bir bildiriyle tasfiye edilemez.

Baskı Altında Okunan Metinler Tutum Değil, İtiraf Sunar

Bildirinin okunuş şekli, metnin içeriğinden daha güçlü bir mesaj vermiştir: Bu bir duruş değil, bir zorlamanın ifadesidir. İnsanları ikna etmek isteyenler, önce hukuki bir toplantı düzenler; kameralara yansıyan karmaşık sahnelerle değil.

Kameradan kaçan bakışlar, kararsız ton ve sahnelenmiş atmosfer, alınan kararın sahiplenilmediğini açıkça göstermektedir.

Riyad’da Zorla Alıkoyma İddiaları

Bildiriden önce Güney heyetinin Riyad’da zorla alıkonulduğuna dair bilgiler, ardından gelen “fesih” açıklamasını daha da tartışmalı hale getirmiştir. Önce zorla tutma, sonra gerekçelendirme çabası, kararın özgür iradeyle alınmadığının en açık kanıtıdır.

Bu koşullarda yayımlanan hiçbir metin, temsil iddiası taşıyamaz.

Güney’in İradesi Kağıttan Okunmaz

Halk iradesi, kağıttan okunmaz; toplantılarda şekillenir, liderlikle somutlaşır. Güney, geçici bildirilerle değil, halkının açık iradesiyle yönetilir.

Siyasi olarak yenemediği bir projeyi, baskı anıyla itibarsızlaştırmaya çalışmak, zayıflığın itirafıdır.

Bu Bir Fesih Değil, Belgelenmiş Baskıdır

Ortaya çıkan tablo nettir:
Bu bir “fesih bildirisi” değil, ses ve görüntüyle kayda geçmiş bir baskı sahnesidir. Güney’in iradesi geçici açıklamalarla askıya alınamaz.

Sonuç

Güney meselesinde yaşananlar, siyasi süreçlerin değil, zorlayıcı yöntemlerin devreye sokulduğunu göstermektedir. Meşruiyet korkuyla üretilmez, şokla dayatılamaz.

Comments

Popular posts from this blog

Gebze'de 7 katlı bina çöktü!

Bayrampaşa Belediyesi’nde seçim sonuçlandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Mesajı