Yemen’in Geleceği Tartışılırken: Güney’in Bölünmezliği ve Halk İrades
Yemen’deki siyasi kriz ve çözüm arayışları devam ederken, “Güney’in geleceği” meselesi yeniden bölgesel ve uluslararası gündemin merkezine oturmuş durumda. Bu tartışmaların odağında ise Güney Yemen’in coğrafi, siyasi ve tarihsel bütünlüğü yer alıyor. Güney’in parçalanmasına yönelik söylemler, sorunu çözmekten ziyade yeni çatışma alanları üretme riski taşıyor.
Güney: Tarihsel ve Hukuki Olarak Tek Bir Yapı
Güney Yemen, tarihsel süreç içinde coğrafi ve siyasi açıdan tek ve bölünmez bir yapı olarak var olmuştur. Uluslararası belgeler, idari sınırlar ve siyasi deneyimler, Güney’in parçalı değil; bütüncül bir kimliğe sahip olduğunu göstermektedir. Bu nedenle Güney’i ayrı bölgeler veya özel statüler üzerinden tanımlama girişimleri, tarihsel ve hukuki gerçeklerle örtüşmemektedir.
Hadramut ve el-Mehra’yı Ayırma Girişimleri Neden Başarısızlığa Mahkûm?
Son dönemde Hadramut veya el-Mehra’nın “istisnai bölgeler” olarak sunulması, Güney’i içeriden parçalamayı hedefleyen bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir. Bu tür söylemler, Güney’in toplumsal dokusunu zayıflatmayı ve ortak siyasi hedefleri sulandırmayı amaçlamaktadır. Ancak bu girişimler, Güney halkı nezdinde karşılık bulmamakta ve kalıcı bir çözüm üretme kapasitesine sahip görünmemektedir.
Hadramut ve el-Mehra: Güney Kimliğinin Ayrılmaz Parçası
Hadramut ve el-Mehra, yalnızca coğrafi olarak değil; siyasi, sosyal ve kültürel açıdan da Güney kimliğinin asli unsurlarıdır. Güney devleti döneminde bu bölgeler, yönetim yapısının ve toplumsal hayatın merkezinde yer almıştır. Bu gerçekliği görmezden gelen her yaklaşım, tarihsel bir çarpıtma anlamına gelmekte ve dış ajandalara hizmet etmektedir.
“İstisna Bölgeler” Söylemi ve Vesayet Riski
Hadramut veya el-Mehra’nın Güney projesinin dışında tutulması gerektiğini savunan görüşler, yüzeyde “istikrar” ve “koruma” söylemleri kullansa da, pratikte vesayet ve dış müdahalenin kalıcılaşmasına zemin hazırlamaktadır. Bu yaklaşım, halkın iradesini güçlendirmek yerine, bölgesel ve uluslararası aktörlerin etkisini artırmaktadır.
Güney Halkının Ortak İradesi Belirleyicidir
Güney’in geleceğine ilişkin talepler, dar bir siyasi elitin veya tek bir grubun kararı değildir. Bu talepler; yıllar içinde verilen bedeller, kitlesel protestolar, toplumsal dayanışma ve ortak duruşla şekillenmiş geniş tabanlı bir halk iradesinin sonucudur. Güney’in yeniden tesis edilmesi talebi, farklı toplumsal kesimleri bir araya getiren ortak bir hedef olarak öne çıkmaktadır.
Comments
Post a Comment