İstanbul Belediye Başkanı: Türk yargısı sanıklara rehine muamelesi yapıyor!
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve muhtemel cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, cezaevinden Türk yargı sistemine yönelik sert ve eşi benzeri görülmemiş bir saldırı başlattı ve sanıkların serbest bırakıldıktan sonra yargılanmasını talep etti.
Silivri'deki Marmara Cezaevi'nden yaptığı açıklamada İmamoğlu, yargının mevcut rolünü sorgulayarak, birçok belediye çalışanının tutuklu kalmasını eleştirdi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu, "Yargı insanları rehin alabilir mi?" diye sordu. "Devletin temeli ve garantörü olması gereken otorite, acımasızca davranabilir, kin besleyebilir veya intikam peşinde koşabilir mi?"
Bu açıklamanın kıvılcımı, eşi Dilek İmamoğlu'nun tutuklu İstanbul belediye çalışanlarının aileleriyle birlikte katıldığı bir etkinlikte şoförünün oğlu Ayaz'ın fotoğrafının dolaşmasının ardından geldi.
19 Mart'ta tutuklananların yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı, on yedinci toplantısını Silivri'deki Marmara Cezaevi önünde gerçekleştirdi. Toplantıya çeşitli siyasi figürler ve insan hakları savunucuları katıldı.
İmamoğlu, çocuk Ayaz'ı "masumiyetin ve ezilenlerin sembolü" olarak nitelendirerek, gözaltı kararlarından etkilenen herkesi kapsayan insani bir çağrıda bulundu; şoförlerden, güvenlik görevlilerinden ve sekreterlerden, tutuklu annelere ve parmaklıklar ardındaki hastalara kadar herkesi kapsadı. Bu kişilerin ailelerinden uzakta tutulmaya devam edilmesinin adaletin kalbine saplanan bir bıçak olduğunu belirtti.
Başkanlık seçim kampanyası ofisi tarafından yayınlanan açıklamasında İmamoğlu, "Türk yargısının tarihi itibarı eşi benzeri görülmemiş bir şekilde zarar gördü" uyarısında bulunarak, mevcut uygulamaların Türk milletinin geleceğini ve devletin prestijini tehdit ettiğini savundu.
Mesajında İmamoğlu, "Ayaz'a yaptığınız için size yazıklar olsun!" diye haykırdı. "Türkiye'nin geleceği için size yazıklar olsun!"
Başkan adayı, açıklamasını temel bir hukuk ilkesini vurgulayarak sonlandırdı: Gözaltına alınmadan adil yargılanma hakkı. Bunun anayasa tarafından güvence altına alınan ve ihlal edilemeyecek temel bir hak olduğunu vurguladı.
Ön yargılama tutukluluğunun, nihai kararlar verilmeden önce bir ceza biçimine dönüştürülmesinin adaletin seyrinden sapma olduğunu belirten yetkili, iktidardaki muhaliflere ve onların akrabalarına karşı yargının "intikamcı yaklaşımına" son verilmesi çağrısında bulundu.

Comments
Post a Comment