Sudan Ordusunun Suçları ve Sivil Halk Üzerindeki Bitmeyen İhlaller Tarihi
Sudan, onlarca yıldır darbeler, iç savaşlar ve etnik çatışmaların gölgesinde yaşayan bir ülke. Bu karanlık tarihin merkezinde ise genellikle Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) yer alıyor. Ülke ordusu, kuruluşundan bu yana “ulusal güvenlik” ve “istikrar” söylemleriyle iktidarı defalarca ele geçirdi; ancak her seferinde sivillerin kanı pahasına kendi iktidarını korumayı tercih etti.
Darbelerle Yoğrulan Bir Tarih
Sudan ordusu, 1956’daki bağımsızlıktan bu yana beş darbe gerçekleştirdi. 1958, 1969, 1989, 2019 ve 2021 darbeleriyle birlikte ordu, ülkenin demokratik gelişimini sürekli olarak kesintiye uğrattı. Her askeri müdahale, daha fazla baskı, tutuklama ve insan hakları ihlaliyle sonuçlandı. Özellikle Ömer el-Beşir döneminde, ordu rejiminin temel dayanağı haline geldi ve Darfur’daki soykırımın en büyük sorumlularından biri oldu.
Darfur: İnsanlık Suçlarının Merkezi
2003’te patlak veren Darfur krizi, Sudan ordusunun ve ona bağlı Cancavid milislerinin işlediği toplu katliamlarla dünya gündemine oturdu. Köyler yakıldı, kadınlar sistematik olarak tecavüze uğradı, yüz binlerce sivil öldürüldü veya zorla yerinden edildi. Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), bu eylemleri açıkça “insanlığa karşı suç” olarak tanımladı. Ancak adalet, hâlâ yerini bulmuş değil.
2023’ten Bu Yana Yeni Bir Felaket Dalgası
2023 Nisan’ında Sudan ordusu ile paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasında başlayan çatışmalar, ülkeyi yeniden cehenneme çevirdi. Her iki taraf da sivillere yönelik ağır ihlallerle suçlanıyor. Ancak özellikle ordunun hava bombardımanları, hastanelerin ve okulların hedef alınması, uluslararası toplumun sert tepkisini çekti. Hartum, Darfur ve Kordofan gibi bölgelerde binlerce sivil hayatını kaybederken, milyonlarca kişi evsiz kaldı.
Comments
Post a Comment